Depremin 3. Yıldönümü dolasıyla bir araya gelen depremzede aileler o geceyi ve yaşadıklarını Demirören Haber Ajansına anlattı.

EŞİM TAYİN İŞLEMİ YAPMAK İÇİN ADIYAMAN'A DÖNDÜĞÜ GÜN DEPREMDE ŞEHİT OLDU
Depremde eşini ve küçük çocuğunu kaybeden Fikret Güngör (50); "Ailece Serik ilçesine gelmiştik. Ağabeyimlere misafir olduk. Eşim okulda görevli olduğu için Serik ilçesine tayin işlemini yapmak üzere depremden bir gün önce akşam eşim Zuhal Güngör (49) ve kızım Fatma Serra Güngör (12) Adıyaman'a gitmek üzere otobüsle yola çıktılar. Adıyaman'a vardılar ve aynı gün gece yarısı depremde enkaz altında kalarak şehit oldular.

Acımız ilk günkü gibi yeni. Allah vefat edenlere rahmet eylesin. Eşim, Kızım ve bazı akrabalarımızın vefatları bizleri derinden üzdü. Aynı depremde enkaz altında kalan annem depremin 9. Günü enkazdan sağ çıkarılması bizleri sevindirdi. Hastanede 62 gün yaşam mücadelesi sonrası oda vefat etti. Bugün depremin üçüncü yıla ama acımız ilk günkü gibi. Bizlere destek olan herkese teşekkür ediyorum. Deprem şehitlerimizin mekanı cennet olsun." Dedi.

ACIYI VE SEVİNCİ BİR ARADA YAŞADIK
Depremin acısını hala ilk günkü gibi yaşadıklarını dile getiren Zekeriya Güngör (57); "6 Şubat depreminde çok sayıda yakınımızı kaybettik. Enkaz altında kalan annem Fatma Güngör (77) depremin 9. Günü sağ olarak çıkarıldı. Çok sayıda yakınımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşarken 9 gün sonra annemin canlı olarak kurtarılması bizleri sevindirdi, teselli etti. Mersin Şehir hastanesinde tedavi altında kaldı ve 62 gün sonra enfeksiyon dolasıyla vefat etti. Küçük kardeşimin eşi ve küçük kızı yaşamını yitirdi. Yeğenlerimi kaybettik. Dayım ve ailesin, teyzem ve ailesini kaybettik. Bu acının tarifi zor. Rabbim ülkemize zeval vermesin, bir daha böyle acılar, afetler yaşatmasın. Biz kendimiz ailece uzun yıllardır Serik ilçesinde yaşıyoruz. Deprem olduğun andan itibaren memleketimiz Adıyaman ile irtibat kurmaya çalıştık ancak kimseye ulaşamadık, sabah ikinci deprem sonrası hemen Adıyaman'a gitmek üzere yola çıktık. 27 Saat sonra Adıyaman'a ulaştık. Orada sadece kendi yakınlarımıza değil kime ulaşabildiysek yardım etmeye çalıştık, orada sağ kurtulan aileleri Serik ilçesine gönderdik. Serik halkından Allah razı olsun çok duyarlı davrandılar ellerinden geleni yaptılar. Herkesten Allah razı olsun. Tüm Türkiye'nin başı sağ olsun.

ACIMIZ İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE
Depremin yıldönümünde gurbette yaşayan depremzedeler olarak bir araya geldiklerini ifade eden Gazeteci Metin Harıkçı; (57) "6 Şubat depreminin yıldönümünde Serik ilçesinde yaşayan akrabalarımızla bir araya geldik. Fikret kardeşimiz eşini ve çocuğunu, Zekeriya kardeşimiz Annesini, akrabalarını, benimde birçok yakınımız vefat etti. Depremde evimiz yıkıldı bizler ailece sağ olarak çıktık. Bugün 6 Şubat Asrın Felaketi olarak adlandırılan depremin 3. Yıldönümü acımız ilk günkü gibi taze. Yüreğimiz aynı şekilde yanıyor. Deprem şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, özlemle ve şükranla yad ediyoruz. Rabbim ülkemize bir daha böyle afetler yaşatmasın. Ülke olarak Milletçe kenetlendik Rabbim bu birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. 11 ilimizde depremi yaşayan depremzedelerimize sabırlar diliyorum. Rabbim yar ve yardımcıları olsun.

DEHŞET, SOĞUK VE ACIYI BİR ARADA YAŞADIK
Deprem sabah sabah 04:17 de meydana geldi. Deprem gecesi ve sabahı hava çok soğuktu. Hava derecesi eksi yedileri görmüştü. İnsanlar gece yatağında yakalandı depreme. Kimi yıkılan evden dışarıya fırladı, kimi kendi imkanlarıyla çıktı, kimi çıkarıldı özellikle ilk 3 gün vücudumuz uyuşturulmuş gibiydik, kendi kendimizden geçmiştik, tabiri caizse Zombi gibi olmuştuk, ne yaptığımızı bilmiyorduk. Bir şeyler görüyoruz, yıkılan binalar, yıkılan binaların altında yardım edin bağırışları, çaresiz bir şekilde bekledik. Birkaç gün sonra devletin imkanları seferber edildi. İlk zamanlar dışarıda kaldık, bir kısım araçlara sığındık. Arka arkaya çok büyük şiddetli deprem oldu ve bunun yanı sıra iki ile 5 arası çok sayıda artçı depremler devam etti. Korkak bir şekilde ne yaptığını bilmeden olduğumuz yerde beklemeye başladık.

Gün geçtikçe depremin büyüklüğü, dehşeti daha da ortaya çıktı çünkü deprem 11 ilde yıkıma sebep olmuştu. O günleri yaşayan bilir, anlatmak yetmez. Hava soğuk, paranın, maddiyetin geçersiz olduğu, hiçbir şeyin değerli olmadığı bir anı yaşıyorsunuz. İnsanlar çevre illerden bir parça ekmek, bir kase sıcak çorba gelene kadar beklediler. Bugün yıldönümünde aynı acıları yeniden yaşıyoruz. Deprem sonrası bir çok depremzede sığınabildikleri yerlere sığındı. Bizlerde Serik ilçesinde akrabalarımızla bir araya geldik, Kur-an'ı kerim okuduk, dua ettik. Deprem şehitlerimizi bir kez daha rahmetle özlemle anıyoruz" dedi.
