Yazı Detayı
04 Aralık 2012 - Salı 10:41 Bu yazı 4011 kez okundu
 
ATEŞ
Necati GÖKDEMİR
 
 
Ateş ocak sormaz... Yanar için için... Bazen bir kurşunun ucunda bazen dilde.. Bazen gönülde... İlla ki yakacak birşey bulur. Acımasızdır deler geçer. Bazen mangalda kül bırakmaz. Külün altında saklanır. Rüzgarını bekler sinsice. En büyük aşkıdır rüzgar, değmeye görsün elleri, dellenir tutuşur, boyunca dalga olur sığmaz kabına. Bazen bir kıvılcım düşer, yirmibeş. Mehmet toprağa düşer şehit olur. Oyun oynamaycaksın sınamayacaksın ve asla arkanı dönmeyceksin... Yan yana isen bir gözün üstünde olacak. Ve her yanımız ateş... Mecliste şehide, Suriye’de, Irak’ta, başka kıllıklarda içimizde... Aynı güneş, aynı toprak, aynı coğrafyada pusuda.. Kalleştir, dönektir, küldür, toz dumandır ateş... Dağda, şehirde, bebeklerin yatak odasında, en masum, en saf duyguların orta yerine düşer. Habersiz, ansızın bir gece vakti karanlığıda yakar düşer Ateş... Gözünün içine baka baka kucaklaşır, için yanar. Kabarırsın çaresiz ve ömründen ömür gider.. Ve 25 Mehmet düşer toprağa 25 ana yüreği dağlanır. Onlarla birlikte katlanır yüreklerimiz sel olur akar... Kurşun nasıl sormazsa adresi, Ateşte ocak sormaz...
 
Etiketler:
Yorumlar
Haber Yazılımı