Yazı Detayı
02 Ağustos 2019 - Cuma 09:52 Bu yazı 125 kez okundu
 
KEDER BAZEN UZUN SÜRER
A. Bayar - İnsana Yolculuk
 
 

“Bu kez biraz uzun sürdü bu keder
İçime ağır bir taş gibi takılıp kaldı
Acı, takunyalar giyerek yürürdü yüreğimde
Sevincinse tüyden ayakları vardı.
Ve sorularım ne çoktu benim
Ellerim her taşın altını kuşkuyla aralardı

İnanmaz olurdum kimi, göğün mavi, yaprağın yeşil olduğuna
Gözlerim her renkte saklı bir karayı arardı.
Bu kez biraz uzun sürdü bu keder
Kollarımı iki yana açıp, dans etmek istiyorum
Mutlu olmak istiyorum, ey kuşlar, ey çiçekler!”

Ahmet Erhan

Şaire katılıyor musunuz diye sorar soğuk edebiyat kitapları… Öğrenci ne yapsın? Katılsa bir türlü katılmasa işi daha zor. Ya öğretmen “Niye katılmıyorsun?” derse! Çaresiz neye katıldığını pek anlamasa da: “Evet, şaire katılıyorum öğretmenim” diye cevaplanır ünlü soru! Öğrenci böyle derse öğretmeni başka bir şey sormaz çünkü. Başkasına katılıvermek işimizi nasıl da kolaylaştırıyor! 

Oysa ben sahiden katılıyorum şaire şu an! Yaşamdaki türlü duyguları nasıl yaşıyorsak kederi de yaşamalıyız elbette. İş bunu kendine eziyet etmeden yaşamakta. Yani öyle kederimizi herkesten saklayarak, bastırarak değil. Belki anlayarak, kaynağıyla yüzleşerek biraz da ağlayarak belki…Ama sonunda tıpkı iyileşme sürecindeki bir hasta gibi yeniden yaşama sevgisini yüklenerek yola devam edebilme gücüne erişmek gerek. Aksi halde işler sarpa sarar. Bir bataklık olup çıkar ayaklarınızın altı. Yüreğinizdeki o ağır taşla ne yapacağınızı, nereye gideceğinizi bilemezsiniz. İyisi mi çok sevdiğiniz bir dostunuzu arayın. Masanızı paylaşın. İçinizden gelmiyorsa biraz müzik dinleyin, film izleyin, tiyatroya gidin. Ya da tüm deniz insanlarının yaptığını yapın: Denize koşun, ona anlatmanıza bile gerek kalmaz. Kıyısına gelen herkesi kucaklar çünkü engin mavi sular.

Hem ne demiş şair Hilmi Yavuz “Hüzün ki en çok yakışandır insana”…

 
Etiketler: KEDER, BAZEN, UZUN, SÜRER,
Yorumlar
Haber Yazılımı