Yazı Detayı
18 Ekim 2019 - Cuma 11:33 Bu yazı 58 kez okundu
 
Murtazam Benim
Ali Oğuz Kehya
 
 

23 Mart 1990

Yıl 1950 Edirne'nin Tuğlalık köyünde öğretmenim. Köy 20-30 hane 11 öğrencim var. Okul eğitmen tipi. Bir işlik, bir derslík, öğretmen evi bitişik 19 yaşında tığ gibi öğretmenim. Anam yanımda gel- di. Oralarda birisi ile baş göz olmasın diye. Babamin köyümde yalnız kalması nedeni ile eniş tem 1950 yılının Ocak ayinda anamı alıp götürdü, «Bekarlık sultanlıktır» derlerse de inanmayın Murtazam. Anamın gitmesi ile çamaşırdır, bulaşiktır bana kaldı. Yemeklerden yediğim sucuk, yumurta. Başka bildiğim bir şey yok ki, çok çeşit biliyorum ama, pişiremiyorum. Bilmiyorum. Kuru fasulye'yi çok seve- rim. Nedense aklıma takıldi, kuru fasulye pişirmek. Tuttum ocağa kuru fasulye koydum, suyunu, yağıni, tuzunu koydum. Altını güzelce yaktım. Arada bir su- yu çekilince suyunu, ateşi söner gibi oldumu ateşini tazeliyorum. Bir taraftanda bu işi öğrencilerim yapi- yor. Kaçincı su kondu, kaçıncı altı ateşlendi. Öğle- yin oldu, tencere içindeki kuru fasulyeler sânki yeni konmuş gibi, pişmemiş. Öğle yemeğimi yine yumurta pişirip yedim. Isi akşama biraktim. Yine suyuna, ateşine dikkat ediyorum. Akşam oldu vallahi Murtazam bizim fasulyeler Komünist'midir, Anarşist'midir yine aynı sertlikte olduğunu görünce tepem attı. Tencereyi olduğu gibi dışariya firlattım.

Olay köyde duyuldu. Önüme gelen yaşlıca kadınlar, «Abe evladım, fasulyeyi alırken hiç dişinle yoklamadın mı? Sertmi, yumuşak mı diye?», «Suyu çekilince sicak su dökmedin mi?» vs. vs. Akşamdan fasulyeyi suya ıslatacakmışım. Fasulye kaynadıktan sonra osurtmasın diye ilk suyu dökülecekmiş falan. Kuru fasulye'yi pişirmeyi öğrendim kanısı ile bir gün tencereyi ateşe yine vurdum. Tencereyi ateşe vurmamla köy bekçisi çıka geldi. «Muallim bey, muhtar kahve'de seni istiyor» diye. Gittim. Oyun oyna- mıya çağırmış. Altmış altıya tutuştuk. Bir ara ocaktaki kuru fasulye aklıma geldi. Oyunu bıraktığım gibi okula, ne göreyim. Suyu çekilen tencere de, kuru fasulye'de simsiyah yanmış. Ana sütünü nasip etmiyen kuş yavrusuna, koca- man Allah bana da kuru fasulye'yi nasip etmiyecek diye tencereyi yine sokağa fırlattım. İşte : 

“Bekarlık

sultanlıkmış

öyle ise

evlendirin bekarları

ağaya köle olacaklarına

karılarına uşak olsunlar”

dizelerini karalayıverdim.

Murtazam eşşek dostlarıma sağlıklı günler dilerken sıçan adasındaki sıçanlara da mutluluklar dilerim. Hoşca kalın

 
Etiketler: Murtazam, Benim,
Yorumlar
Haber Yazılımı